Benler Ne Zaman Tehlikeli Olur?

0 2

Nerdeyse her insanın vücudunda bulunan bazı benlerde zamanla değişiklikler olabilir. Bu değişikliklerin bir bölümü iyi huylu değişiklikler olup bir bölümü da kanserleşme yönünde değişimlerdir. Mersin’de cilt ve deri hastalıkları, deri tümörleri, alerjik deri hastalıkları ve kozmetolojik dermoloji alanında hizmet sunan Dermatolog Uzm. Dr. Ayşegül Güney, riskli benlerin nasıl fark edileceği, tedavisinin nasıl olacağını yazdı. Gelin beraber bakalım…

Benler, hemen herkezin cildinde bulunan genelde iyi huylu yapılardır. Doğumda daha az sayıda bulunan benler, ilerleyen zamanlarda çocukluk ve erişkinlik ile beraber hormonal etkiler, ergenlik ve gebelik ile beraber artmaktadır.İnsanların genetik yatkınlığı ve güneş ışığına daha fazla maruz kalmaları da ben sayısındaki artışta etkendir. Benlerin çapı, görünüşü ve rengi de zamanla değişir ve kabarık bir hale gelebilir. Bütün bunlar benlerin büyüme sürecinde normal bulgular olabilir. Fakat bu değişimlerin 1-2 ay gibi kısa zaman diliminde görülüyor olması önemlidir.

Hangileri Daha Risklidir? Benlerdeki Hangi Değişiklikler Risk Teşkil Eder?
Bende asimetrik bir yapı var ise ve ani bir biçimde büyüklüğü, rengi ve biçiminde değişimler yaşandıysa bu noktada dikkatli olmak gerekir. Asimetrik görünümlü, beş milimetreden büyük ve rengi koyu kahverengi, siyah, açıkkırmızı gibi iki veya daha fazla renkli benler riskli olabilir. Tüm bu belirtilerin yanında üstünde kanama, kabuklanma, tahriş olduğunda iyileşmenin gecikmesi gibi durumlarda özen gösterilmelidir.. Vücudunuzda sonradan bir leke oluştuysa, diğer benlerinize şeklen benzemeyen, farklı görünen bir ben oluştuysa tehlike artmış demektir.

Cildi yaşlanma ve deri kanseri oluşumu açısından olumsuz etkileyen şeylerden biri güneş ışınlarıdır. Güneş ışınlarına maruz kalma, güneş yanığı ve bronzlaşma sonrası deride hücresel seviyede hasarlar oluşabilmektedir. Cildin zararlı ışınlara maruz kalmasıyla beraber ilerleyen zamanlarda benlerin üstünde ya da önceden ben bulunmayan sağlam deride kötü huylu bir tümör olan malignmelanom görülebilmektedir.

Bir tür deri kanseri olan malignmelanom, yüzde 70 sağlam deri bölgelerinde, yüzde 30 ise daha önce var olan ben üstünde görülmektedir.

A-B-C-D KRİTERLERİ
Biz dermatologlar benleri değerlendirirken standart A, B, C, D kriterlerini göz önünde tutuyoruz. Nedir bu kriterler?

Asimetry (Asimetri): Simetrik olmayan asimetrik yapıdaki benler risklidir. Benin simetrik olması; yani benin üstüne ortadan bir çizgi çekildiğinde her iki yanında da aynı görünümde olması gerekiyor.

Border (Kenar): Cildinizde bulunan benin kenarları düzenli olmalı. Eğer bir düzensizlik var ise zamanla kötüleşme riski gösterebilir.

Color (Renk): Beninizin rengi aynı tonda ve kademeli şekilde rengin değiştiği tonlarda olmalıdır. Bir yerde koyu kahverengi, diğer yerde açık kahverengi ya da pembe gibi renk tonu geçişlerinin keski olması riski arttırır.

Diametre (Çap): Benin büyüklüğü risk açısından belirleyicidir. Çap 5 mm ’yi geçiyorsa dikkatli olmak gerekir.

Kimler tehdit altındadır?
En tehlikeli risk grubundaki insanlar, açık tenli ve açık göz rengine sahip kişilerdir. Ailesinde cilt kanseri görülen, çocukluğunda ve hayatı boyunca zararlı ışınlara daha çok maruz kalmış, organ nakli geçiren ya da çok beni bulunan insanlarda deri kanseri daha sık görülmektedir.

Hangi Aralıklarla Doktora Gitmeli?

Benlerdeki renk ve şekil değişiklikleri karşısında hassas olunmalı ve şüphelenilen durumlarda bir Dermatoloji Uzmanına muayene olunmalıdır. Uzman doktor tarafından dermoskopi yöntemiyle benler incelenir. Kötü huylu değişimlerden şüphelenildiğinde o ben alınarak patolojik incelemeye gönderilir. Ben almayı gerektirecek seviyede bir değişim yok ise hasta takibe alınabilir.

Takipler sırasında belli aralıklarla dermoskopik muayene uygulanır. Muayeneler sırasında görüntüler kayıt altına alınarak ilerleyen süreçte muayene bulguları karşılaştırılabilir. Bu şekilde ben haritası çıkarılan ve takibe alınan hastada ilerleyen süreçteki ben değişimleri daha kolay saptanabilir. Bu takipler Dermatoloji Uzman Doktorunuzun uygun göreceği aralıklarla yapılabilir. Ben değişimleri açısından riskli kişilerin özellikle yaz mevsimi bundan önce mayıs-haziran gibi muayene olmaları uygundur. Çünkü bronzlaşma hastanın vücudunda değişmeye başlamış ya da yeni meydana gelmiş bir beni farketmesini önleyebilir, bu da doktora başvuruyu ve tanıyı geciktirebilir.

Güneşlenmek Mi Solaryum Mu?

Risk grubundaki kişilerin direk olarak güneş ışığına uzun zaman maruz kalmamaları gerekir. Güneş maruziyeti ile derimiz bronzlaşarak zararlı ışınlardan kendini korumaktadır. Bronzlaşmak bir savunma mekanizmasıdır. Bronzlaşma derecesi kişinin deri tipi ile farklılık gösterir. Çok açık ten rengine sahip Deri Tipi 1 ve 2 olan kişiler hiç bronzlaşmayabilir. Deri Tipi 3 olanların bronzlaşması zaman alırken Deri Tipi 4 ve 5 kolaylıkla, kısa bir süre içinde bronzlaşır.

Dolayısı ile koyu ten rengine sahip kişiler güneş ışıklarının zararlı etkilerine daha dayanıklıyken açık tenliler daha duyarlıdır. Uzun süre güneş maruziyeti sebebi ile UV radyasyon etkisinde kalan derimizdeki hücrelerde kalıcı DNA hasarları oluşabilir. Bu hücre hasarları da deri kanseri oluşumunu tetikleyebilir. Dolayısı ile kontrolsüz güneşlenme ve solaryum ile bronzlaşmaktan kaçınmak gerekir. Solaryum da kontrolsüz güneşlenme de derimizi yaşlandırır ve deri kanseri oluşma riskini arttırır.

Bu sebeplerle özellikle deri kanseri açısından riskli grupta yer alan açık tenli olup çok sayıda beni olan, ailesinde deri kanseri öyküsü olan, çocukluğunda güneş yanığı geçiren, immünsüpresyonu olan, yeni ben oluşumu ve eski benlerinde kısa sürece hızlı değişim gözlemleyen kişilerin belli periyotlarla Dermatoloji Uzmanına başvurarak muayene olması ve aşırı güneş maruziyetinden ve solaryumdan kaçınması uygun olacaktır.

Kaynak:aysegulguney.com.tr

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.